Cem Yılmaz, müstakbel eşiyle birlikte bir alışveriş merkezinde görüntülenmiş.
Ne yapıyorlarmış biliyor musunuz?
Sinemaya giriyorlarmış.
Bu neye benzedi anlatayım.
Postacının hikâyesine!
Postacıya sormuşlar: "İzin gününde ne yaparsın?"
Sanki çok şey yaparmış gibi cevap vermiş:
"Oooo ne yapmam ki, giyerim sivil elbisemi mahallede gönlümce gezerim."
Mahalle dediği yer, hafta içi her gün kapı kapı uğrayıp mektup dağıttığı sorumluluk alanı...
Hafta boyunca posta hizmeti verdiği yetmezmiş gibi, izin gününde de mahalleliye selam vermeden yapamıyor...
Şimdi Cem Yılmaz'ınki de postacının hikâyesine benziyor.
Sanki sinema, hayatında yeterince yer almazmış gibi, sevgilisiyle gezmeye çıkınca da kızcağızı sinemaya götürüyor.
"Evde sinema, işte sinema, al sevgilim gezmede de sinema!
Doya doya seyret; filmden çıkınca da bana yorumunu yap...
Uzun uzun anlat, kritik et.
O sahnede neden öyle oldu, öbür sahnede niye böyle oldu?
Senaryoyu beğendin mi, başroldeki kadın nasıldı, erkek iyi mi oynadı, yoksa kötü mü?
Yönetmeni nasıl buldun, yeni bir teknik denemiş fark ettin mi?
Mısır patlağını yedin mi, kolanı içtin mi?
Frigo-buz da ister misin?
Hamilesin ya canım, canın çekmesin!
Sen istemeyebilirsin ama ya bebeğimiz isterse?
Aldım işte bak; hadi ısır ucundan aklın kalmasın.
Afiyet olsun, şimdi eve gidelim, ben senaryo çalışayım, sen DVD seyret!
Söz; haftaya İtalya'ya gideceğiz.
Ferzan'ın filmindeki eksik sahneleri çekeceğiz.
Set deniz kenarında, uzanır dinlenirsin sabahtan akşama!"
Aralarında böyle bir konuşma geçmiş midir, bilmem.
Ancak, Cem Yılmaz ile Ahu Yağtu, oldu olacak, dünyaya gelecek bebeklerine de 'Sinema' adını versinler!
Olmaz mı, diyorsunuz!
Niye olmasın?
Okan Bayülgen kızına 'İstanbul' ismini koyunca oluyor da Cem Yılmaz bebeğine neden 'Sinema' adını koyamasın ki?
Bal gibi koyabilir...
Adamın hayatı sinema...
Hem bu isim kız çocuğuna da uyar, erkek çocuğuna da.
Doğrusu, sinemaya âşık sanatçının çocuğuna da 'Sinema' adı çok yakışır.
bence erkek olursa cemil veya cemal kız olrsa ceylan olmalı.