SON DAKİKA
haberL haberR
Aykut IŞIKLAR
06 Nisan 2013 Cumartesi
Gülben Ergen ve neonatoloji...
Şayet ikinci oğlum 7 aylıkken dünyaya gelmeseydi, 'neonatoloji'nin yaşamın ilk ayıyla ilgilenen bilim dalı olduğunu nereden öğrenecektim? Neonatojiyle birlikte pek çok gerçeği de öğrendim. Ülkemizde erken doğan tüm bebeklerin çilesiyle de tanıştım. Daha doğduğu gün yaşadığı çaresizlikleri...

Hayata sarıldıkları yerlerin ne kadar yetersiz olduğunu yaşadım. Aynı kuvözde üç yavrunun kafa kafaya vermiş, yaşam savaşlarını izlerken çok ağladım.

Erken doğum yoğun bakım ünitesinde her tarafına iğne sokularak yaşatılan 700 gramlık yavrular çok başkadır. Ciğerleri olmadığı için nefes bile alamaz. Taze kan bulmak ayrı bir sorundur, çok pahalı iğneleri satın almak başka bir sorun...

İstatistiki verileri vermek istemiyorum sonuç çok acı. Şu kadarı yeter sanırım, daha bir yaşına gelmeden ölen pek çok yavrumuz var. Ve onlar henüz bir aylık olmadan yaşama veda ettiler. O kadar çok yavrumuz doğar doğmaz ölüyor ki... Onları yaşatmak özel yoğun bakım üniteleriyle mümkün. Bu da ülkemizde çok yetersiz. Çünkü erken doğan çocuklara yer bulunmuyor.

Çok teşekkür ederim

Allahıma şükürler olsun, bu imkânsızlıkların yanında ülkesini ve halkını çok seven insanlarımız var. Onların çoğu idealist doktorlar. Ülke gerçeklerine karşı savaş veriyorlar dersem abartmamış olurum.

Neonatoloji konusunda genç doktor ve hemşire yetiştiriyorlar, konuyla ilgili kitaplar yazıp bunları annelere dağıtıyorlar.

Tıp fakültelerindeki parlak öğrencilere burs vererek, 'neonatoloji' bilim dalında yetişmelerine çalışıyorlar. Topladıkları her kuruşu biriktirip, yeni yoğun bakım üniteleri kuruyorlar.

Özetle dünyaya 6-7 aylıkken gelen bebeklerin yaşaması için ellerinden geleni yapıyorlar. En son halkaysa kurdukları Anne ve Bebek Sağlığı Vakfı...

Önceki gün Divan Oteli'ndeki öğle yemeklerine davetliydim. Çünkü davet eden kişi benim için çok önemli... 7 aylık doğan yavrumun yaşamasına yardımcı olan insan...

Nasıl gitmezsiniz? Halen vakfın başkan yardımcılığını yapan Prof. Dr. Yıldız Perk'e destek olmak boynumun borcu.

Elimden ne gelirse artık. İyi ki de gitmişim çünkü bizim dünyadan da güzel insanlara rastladım. Onların da koşturmasını görünce çok sevindim. Sertap Erener, Nil Karaibrahimgil ve Berna Laçin'in konuyla direkt ilgisi olduğunu sanmıyorum. Sanırım kalplerindeki güzellik getirdi oraya. Gülben Ergen ise çok farklı. Aynen benim gibi yaşadıkları, geçmişten kalma minnet duyguları söz konusu.


Gülben'in ikizleri de erken doğmuştu. O korkunç bekleyişi anne olarak yaşamış bir insan Gülben. Belki de bu yüzden çocuk konusunda çok hassas. Biliyorsunuz Anadolu'da okul öncesi eğitim konusuna kendini adamış halde. Ülke genelinde kaç dershane yaptırdı?

Kurucusu olduğu Çocuklar Gülsün Diye Derneği için gece gündüz koşuşturuyor. İnşallah Anne ve Bebek Sağlığı Vakfı adına da güzel işler yapacak...
Yazıya Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Son Yazıları

Tüm Yazıları
25.4.2015
Kapadokya’da Postacı Hikmet Konağı ve Ak Saray
Bugün size Kapadokya’dan yazıyorum. Kusura bakmayın ama 3 gün buradan sesleneceğim. Çünkü dünyada “Türkiye” dendiği zaman akla ilk gelen yer olan Kapadokya’nın halkımıza yeterince tanıtılmadığına inanıyorum. Dünyada bir eşi olmayan peribacaları gerçek bir doğa harikası. Lütfen kıymetini bilelim. Önc...
24.4.2015
İşsiz ve yaşlı müzisyenler kimin umurunda
Müzisyenler bizi duygu yüklü bulutlarında dolaştıran çok özel insanlardır. Doktor, mühendis, gazeteci olunur ama müzisyen olmak için Allah vergisi yetenek gerekir. Bazen coştururlar, bazen ağlatırlar. Kimisi çalgısına hakimdir kimisi ölümsüz besteleri yaratandır. Plakçılık, kasetçilik, canlı müzik y...
23.4.2015
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda ağlayan yaşlılar
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı denilince bütün yetişkinlerin aklınla bir güzel hatıra gelir. Çünkü 23 Nisan, saf çocuk günlerimizin bayramıdır. İçimizdeki coşkunun doruğa çıktığı günlerdir. Okul bahçesinde, yağmurlu ise salondaki şarkılı, türkülü mutlu kutlamaları anımsatır. Hele Mustafa...
22.4.2015
Fazıl Say ve konserine alınmayan diplomatlar
Yurtdışındaki konserlerime “Diplomatların gelmesini istemiyorum” diyen dünyaca ünlü besteci ve piyanistimiz Fazlı Say haklı mı? Yoksa diplomatlarımıza haksızlık mı yapıyor? İki soruya da yanıt veremedim. Bir açıdan bakıyorum; “Adam çok haklı ya. Sen sus, ben susayım, onlar hiç konuşmayacak, peki ne ...
21.4.2015
Tıklanma(!) savaşı
Hayatımız dijital oldu ya, müzik dünyası da bundan ayrı kalmadı. ‘Tıklama’ diye yeni bir moda başladı. Artık, “Senin albümün şu kadar sattı”, “Ben şuradaki konserden bu kadar para aldım”, “Şu konserimi şu kadar kişi izledi” gibi tartışmalar yapılmıyor. Hepsi ilkel kalıyor. Rekabet ölçüleri satılmak,...
20.4.2015
THY’de kafayı sıyıran Alman pilot yok mu?
Bir eğlence yerinin kulisinde, sanatçı arkadaşlarımla konuşurken odaya daldı. “Ben THY kaptan pilotlarından bilmem ne... Az kaldı. İki yıl sonra emekli olacağım, Yunan adasında yaşayacağım. Evimi bile satın aldım” diyerek yaşam öyküsünü özetledi. “Sizin de o üşütük Alman pilot gibi, kullandığınız uç...
19.4.2015
Kitap okumak için TV’leri atmak gerekmiyor
Önceki akşam Beyazıt Öztürk, Beyaz Show’da aslen Mardinli olup İzmir’de yaşayan bir genci örnek insan olarak tanıttı. Gencin metroda kitap okurken çekilen bir fotoğrafı sosyal medyada çok tartışıldığı için Beyazıt’ın ilgisini çekmiş. Bir genç kız ve onun gibi düşünenler metroda kitap okurken ayağınd...
YAZARLAR
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,7155 13:32
EUR 2,9505 13:32
BIST 85551 17:55
ALTIN 102,862 13:37
SON DAKİKA HABERLERi