haberL haberR
0 facebook twitter googleplus

Magazin

04 Mart 2014 Salı, 23:07
Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Gönder
Ana Sayfa » Magazin » KURT SEYİT VE ŞURA 1. BÖLÜM İZLE-KURT SEYİT VE ŞURA 1. BÖLÜM HD İZLE

KURT SEYİT VE ŞURA 1. BÖLÜM İZLE-KURT SEYİT VE ŞURA 1. BÖLÜM HD İZLE

Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm yayınlandı. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm büyük ilgi gördü. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm nefesleri kesti. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm izlenme rekorları kırdı. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm full izlemek ve Kurt Seyit ve Şura ile ilgili herşeye bugun.com.tr'den ulaşabilirsiniz.
KURT SEYİT VE ŞURA 1. BÖLÜM İZLE-KURT SEYİT VE ŞURA 1. BÖLÜM HD İZLE Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm yayınlandı. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm büyük ilgi gördü. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm nefesleri kesti. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm izlenme rekorları kırdı. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm full izlemek ve Kurt Seyit ve Şura ile ilgili herşeye bugun.com.tr'den ulaşabilirsiniz.
Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm yayınlandı. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm büyük ilgi gördü. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm nefesleri kesti. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm izlenme rekorları kırdı. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm full izle ve Kurt Seyit ve Şura ile ilgili herşeye bugun.com.tr'den ulaşabilirsiniz. Kıvanç Tatlıtuğ ve Farah Zeynep Abdullah'ın başrollerini paylaştığı Kurt Seyit ve Şura, 1. bölüm buradan izle. 

KURT SEYİT VE ŞURA 1. BÖLÜM FULL HD İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ...



Henüz yayınlanmadan tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Kurt Seyit ve Şura 1. bölümü ile 4 Mart Salı akşamı Star TV ekranlarına geliyor. Kurt Seyit ve Şura dizisi yayınlanan tanıtım videoları ve fragmanlarıyla tüm dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm herkes tarafından merakla bekleniyor. Kıvanç Tatlıtuğ ve Farah Zeynep Abdullah'ın başrollerini paylaştığı Kurt Seyit ve Şura, 1. bölüm bütün fragmanlarını burada. Kurt Seyit ve Şura 1. bölüm yayınlanmaya başladığında Star TV'nin sitesiyle aynı anda bugun.com.tr'den canlı olarak izleyebilirsiniz...

Henüz yayınlanmadan ilgi çekmeyi başaran Kurt Seyit ve Şura fragmanları yayınlandı. Dizi tanıtım videolarıyla şimdiden izleyenlerin ilgisini çekmeyi başardı. Merakla beklenilen Kurt Seyit ve Şura ilk bölümü ile 4 Mart Salı akşamı saat 20.00'da izleyicilerine merhaba diyecek. Dizide Kurt Seyit rolünü Kıvanç Tatlıtuğ canlandırırken, Şura karakterine ise Farah Zeynep Abdullah hayat verecek. Kurt Seyit ve Şura dizisinin yapımcılığını ise Ay Yapım üstleniyor. Kurt Seyit ve Şura beş fragman ile tanıtımına devam ediyor. Eğer Kurt Seyit ve Şura dizisinin tanıtım videolarını izlemek isterseniz aşağıda bulunan videolardan yararlanabilirsiniz. Bunun yanı sıra Kurt Seyit ve Şura dizisinin konusuna da aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Kurt Seyit ve Şura 1. Fragman



Kurt Seyit ve Şura 2. Fragman





Kurt Seyit ve Şura 3. Fragman



Kurt Seyit ve Şura 4. Fragman




Kurt Seyit ve Şura 5. Fıragman



Kurt Seyit ve Şura (Dizinin Konusu):

Kurt Seyit ve Şura dizisinin karakterlerinden Kurt Seyit, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı Kırımlı Türk bir ailenin en büyük oğludur. Babasına derin bir hayranlık ve saygı besleyerek büyüyen Kurt Seyit, tıpkı babası gibi Kurt Seyit ve Şura dizisinde Çar’ın en değerli subaylarından biri olmuştur. Zamanı geldiğinde de Kurt Seyit ve Şura dizisinde kendisine nasihat edildiği gibi Türk bir ailenin kızıyla evlenecektir. Asil bir Rus ailenin en küçük kızı olan güzeller güzeli Şura’nın mutlu hayatı ise Kurt Seyit ve Şura babasının ölümcül bir hastalığa yakalanmasıyla sarsılır. Ablası Valentina ile birlikte babasının tedavisi için Petrograd’a (St. Petersburg) geldiklerinde, Kurt Seyit’in eski silah arkadaşı Petro ve ailesi Kurt Seyit ve Şura dizisinde kapılarını onlara açar. Kurt Seyit ve Şura dizisinde savaş alanında yaptığı bir hatadan ötürü üniformasıyla şerefi arasında bir tercih yaparak yeni bir hayata adım atan Petro, Kurt Seyit ve Şura arasında köprü olur. Ancak Petro’nun gizliden gizliye Kurt Seyit’e beslediği düşmanlık, iki sevgili arasında aşılmaz bir engel haline gelecektir. Katıldıkları bir davette Kurt Seyit ve Şura’nın gözleri ilk kez birbirine değdiğinde, kaderleri de baştan yazılır. Yaşayacakları büyük aşk, zaman içerisinde onların vatanı, ailesi, hayattaki tek yaşama sebebi olacaktır.



Çekimlerine Rusya'da devam edilen dizide Kıvanç Tatlıtuğ atlı sahnelerde ağrıları nedeniyle zorlanıyor. Ata binerken merdiven kullanarak asistanlardan yardım alıyor. ‘Kurt Seyit ve Şura’ dizisinin St. Petersburg’taki çekimlerinden ilk fotoğrafı, dizinin başrolündeki isimlerden Farah Zeynep Abdullah Instagram’dan paylaştı. Oyuncu, bir otomobilin içinde Kıvanç Tatlıtuğ ve Seda Güven’le otururken çekilen fotoğraf için “Set” notunu düştü. Rusya'daki çekimlerin zor şartlar altında -16 derecede sürdürüldüğü öğrenildi.

Yapımcılığını Ay Yapım’ın, başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ ve Farah Zeynep Abdullah’ın paylaştığı “Kurt Seyit ve Şura”nın çekimlerine Kartepe’de devam ediliyor. Kurt Seyit ve Şura'dan zor kış şartları ve sette yaşanan kazalara rağmen çekimleri aksatmayan güçlü ekipten ilk görüntüler...

Hilal Saral ' ın yönetmen koltuğunda oturduğu dizinin senaryosunu Ece Yörenç kaleme alıyor.

Nermin Bezmen'in 'Kurt Seyt ve Shura' adlı kitabından uyarlanan dizi, yüzyıl başı Rusya ' sından 1920 ' lerin İstanbul ' una uzanan dönemde yaşanan tutkulu bir aşk hikayesini konu alıyor.

Kıvanç Tatlıtuğ ' un muhafız alayının cesur subayı, Kırım Türk ' ü Kurt Seyit karakterini canlandırdığı dizide; Kurt Seyit ' in ilk görüşte aşık olduğu, soylu bir ailenin asil, güzel ve hayat dolu kızı Şura karakterini ise Farah Zeynep Abdullah canlandırıyor.

Rusya’da yaşadıkları görkemli hayattan kopup İstanbul’a sürüklenen iki sevgili Kurt Seyit ve Şura’nın tutku dolu aşk hikayesini anlatan “Kurt Seyit ve Şura”, merakla bekleniyor. Bu arada Ece Yörenç’in senaryosunu yazdığı, yönetmenliğini Hilal Saral’ın yaptığı dizinin çekimleri son sürat devam ediyor.

Nermin Bezmen’in aynı adlı romanından yola çıkılarak senaryolaştırılan “Kurt Seyit ve Şura”da saltanat günlerinden 1920’lerin İstanbul’una uzanan sürükleyici bir aşk hikayesi anlatılıyor. Dönemin dünya tarihi açısından dengeleri değiştiren büyük olaylarına da yer verilecek proje için uzun bir hazırlık sürecinden geçildi.

İlk defa bir dönem dizisinde oynayacak olan Kıvanç Tatlıtuğ ile iki yıl ekranlardan uzak kalan Farah Zeynep Abdullah, yeni yılın ilk aylarından itibaren izleyiciye nefes kesen bir aşk ve macera sunacak. Kurt Seyit ve Şura’nın, saltanat günlerinden Karpatlar cephesine, isyan kıpırtılarından ihtilalin yangınına, Aluşta’dan işgal altındaki İstanbul’a, 1920’lerin Pera’sına kadar uzanan macera dolu yolculukları bir anlamda aşkın da yolculuğu olacak. Ekranlarda daha önce görmediğimiz bir masalı anlatacak olan Ay Yapım imzalı “Kurt Seyit ve Şura”, Star TV’de yayınlanacak.



SOYLU AİLENİN GÜZEL KIZI

Farah Zeynep Abdullah’ın canlandıracağı Şura, zengin ve asil bir Rus ailesinin güzeller güzeli kızıdır. Şura, Petrograd’da ilk kez sosyeteye takdim edildiği baloda Kurt Seyit’le tanışır ve ona ilk anda aşık olur. Bu aşk her türlü engele, entrikaya rağmen güçlenerek büyürken, çeşitli zorluklarla da sınanır... Şura, Kurt Seyit’in elini tuttuğu ilk günden itibaren büyümeye başlar, küçük bir kızken şahane bir kadına dönüşür. Kurt Seyit’le yaşayacağı serüven, hayatının anlamını değiştirir. Bu fırtınalı aşk onu, heyecan dolu bir maceraya sürükleyecektir.

RUS ORDUSUNDA BİR TÜRK SUBAY

Kıvanç Tatlıtuğ’un hayat vereceği Kurt Seyit Eminof, Kırımlı bir Türk ailenin oğludur. Babası gibi Rus İmparatorluğu ordusunda, muhafız alayında görev yapan onurlu, lider ruhlu, başarılı bir subaydır. Çocukluğundan beri asker olarak yetiştirilen Kurt Seyit, babası gibi askeri görevini tamamladıktan sonra aile topraklarında bir hayat kurmayı hayal etmektedir. Kendisi gibi asker olan yakın arkadaşlarına ölesiye sadık, adalet duygusu çok gelişmiş ayrıca sıcak, şefkatli ve çapkın bir erkek olan Kurt Seyit’in kaderi Şura’yla tanışması, ardından Rusya’daki devrimle tamamen değişir. Şura’yla olan ilişkisi onun içinde bulunduğu tehlikeyi daha da büyütür. Kurt Seyit’in aşkı, ailesi için mücadelesi onu çok çalkantılı bir serüvenle İstanbul’a doğru yola çıkaracaktır.

Kıvanç Tatlıtuğ, attan düşüp dört kaburgasını kırmış olmasına rağmen bu sahnede yine kendisi oynadı, dublör kullanmadı.

KURT SEYİT VE ŞURA'NIN TARİHİ GERÇEK HİKAYESİ

Nermin Bezmen’in ünlü romanı Kurt Seyt ve Shura’nın baş kahramanı Shura’nın kız kardeşi yıllarca, İstanbul-Aynalıçeşme’de mütevazı bir hayat sürmüştü. Beyaz Ruslar ve çevresi tarafından “Barones” diye anılan Shura’nın kız kardeşi ablasıyla ilgili bilgileri Bezmen’e anlatmıştı.

Türkiye Nermin Bezmen adını ilk defa ünlü sanayici aile Bezmenler’in gelini olarak duydu. Pamir Bezmen’in eşiydi. Nermin Bezmen, Pamir Bezmen’le birlikte “cemiyet” hayatının vazgeçilmez isimleri arasındaydı. Ancak Bezmen ailesi 1990’larda büyük sıkıntılar yaşadı. Bu sıkıntılardan Nermin  Bezmen ve eşi Pamir Bezmen de fazlasıyla payını aldı.

Ancak Bezmen çiftinin yaşadığı sıkıntılar Nermin Bezmen’in içindeki farklı kimliklerin ortaya çıkmasına neden oldu. Önce açtığı resim sergileriyle adını duyurdu.          
    
Sonrasında ise zaten var olan yazar kimliğini çok satan romanlar yazarak pekiştirdi. Nermin Bezmen’in ilk romanı Kurt Seyt ve Shura şimdi televizyon ekranlarında. Ancak bir de bu romanın yazılma öyküsü var ki, o da adeta bir dedektiflik öyküsü gibi. Şimdi isterseniz size o öyküyü anlatayım.

KAPIYI JACK DELEON AÇTI

Nermin Bezmen, dedesini hiç görmemiş, tanıyamamıştı. Çünkü dedesi o doğmadan önce vefat etmişti. Dede hayatını kaybetmişti ama aile içinde öyküleri, hatıraları sürekli anlatılmaya devam ediyordu. Çok renkli bir kişiliği vardı. Ancak dedenin dilden dile aktarılan en önemli hatırası Shura adlı meçhul bir genç kadınla yaşadığı büyük aşktı.

Shura hakkında ailenin bilgisi, aristokrat bir Rus ailesine mensup olduğu ve Bolşevik İhtilali’nden sonra bir süre İstanbul’da yaşadığıyla sınırlıydı. Şura, daha sonra Paris’e gitmek için İstanbul’a veda edecekti.

Nermin Bezmen, Shura’nın ve dedesinin hikayesini yazabilmek için uzun yıllar süren bir araştırmanın içine girmişti. Ne dedeyi çok iyi tanıyanlar ne de olayı çok iyi bildiğini iddia edenlerin verdikleri bilgiler yeterliydi. Nermin Bezmen, romanını yazmak için gereken bilgiye bir türlü ulaşamıyordu. Yıllarca süren araştırmalarında bir arpa boyu bile yol alamamıştı. Ta ki kader karşısına ünlü yazar ve araştırmacı Jack Deleon’u çıkartana kadar. Jack Deleon, Beyaz Ruslar’la ilgili bir kitap hazırlamıştı. Nermin Bezmen bu kitabı Shura’yla ilgili bir bilgiye ulaşabilirim düşüncesiyle hemen alıp okumuştu.

Bezmen aradığı bilgiyi Jack Deleon’un kitabında bulamamıştı. Ancak içindeki bir his yazarla mutlaka tanışması gerektiğini fısıldıyordu. Nitekim bir cumartesi günü iki ünlü isim, eşleriyle birlikte bir araya geldi. Bezmen, Jack Deleon’a Shura’dan, dedesinden, yaptığı araştırma-lardan bahsetti. Deleon’un elinde konuyla ilgili bir bilgi yoktu ama Nermin Bezmen’i, Beyaz Ruslar’ın Türkiye’deki son temsilcilerinden Barones Valentine Clodt von Jurgenzburg’la tanıştırmaya söz verdi. Deleon’un bunun için tek şartı vardı: Ketum olmak. Deleon, Bezmen’den, Barones’e Shura’dan bahsetmemesini istemişti. Beyaz Ruslar aradan on yıllar geçmesine rağmen bildiklerini, tanıdıklarını anlatmak istemeyen kişilerdi. Ancak güvendikten sonra sırlarını açıyorlardı.

MÜTEVAZI BiR HAYAT SÜRMÜŞTÜ

Jack Deleon ve Nermin Bezmen eşleriyle birlikte 1991 Eylül’ünde bir cumartesi günü, İstanbul-Aynalıçeşme’de Barones’e misafir olmuşlar, tanışmışlardı. Bu tanışıklık Nermin Bezmen’in zihninde derin izler bırakmıştı. Bezmen o izleri Zihnimin Kanatları başlıklı seri yazılarının birisinde şu sözlerle anlatıyordu: “Kapı açıldığında, adeta, perdesi kalkmış bir tiyatro sahnesini izliyor hissine kapıldım. Kapının hemen dibinden başlayan uzun masa, girişteki odayı tamamen kaplamıştı. Sağ tarafta yanan kömür sobası ile arasında bir bedenlik geçiş yeri dışında, masanın tüm çevresi dip dibe iskemle ile dolmuş, bize ayrılan dördü dışında hepsine diğer misafirler yerleşmişti. Jak'ın onlarla eski hukuku olduğu, karşılamalarından belliydi. Misafirden daha ziyade, kalabalık bir aile görüntüsündeydiler.”



DOSTLARIYLA YAŞADI

Barones doksanlı yaşlarındaydı. Evinde farklı milletlerden dostları, sevdikleri ve hizmetlisiyle yaşıyordu. Bir zenginliği yoktu ama tığı teber bir yoksul da değildi. Kimi gönüllü, kimi ücretli kendisine hizmet edenler vardı. Barones çevresindekilerden müthiş saygı görüyordu. Nermin Bezmen, Barones’i, “Barones, masanın tam karşı köşesindeki özel koltuğunda oturmaktaydı. Bigudisinden yeni kurtulmuş, dalgalı, kısa, bembeyaz saçları, beyaz pudra ile saydamlaştırılmış teni, pembe allık dokunuşu ile renklenen yanakları, doksana merdiven dayamış yaşına inat pembe ruju, aynı renk ojeleri ile, zaman yolculuğunu aşıp da gelmiş bir yolcu gibiydi” sözleriyle anlatmıştı.

ALUŞTA'DAN KAÇMIŞ

Bezmen, tanıştıkları gün Barones’e anneannesinin hatıralarını yazmaya başladığını anlatmıştı. Anneannesinin hatıralarında Shura adında bir kadına rastladığını, bu kadını aradığını söylemişti. Shura, İhtilâlde, Rusya'dan, Aluşta kıyılarından ayrılıp kaçmış. Önce Sinop'a bir sene sonra İstanbul'a gelip Pera'ya yerleşmiş. Kalyoncu Kolluk Sokak'ta bir çamaşırhanede, sonra Zezemski Eczanesi'nde çalışmış. 1924'te de Paris'e gitmek üzere, İstanbul'dan vapurla ayrılmıştı. Barones, Bezmen’i pürdikkat dinliyordu. Sonra Nermin Bezmen’in sözünü kesme ihtiyacını hissetmiş ve onu şoke eden söz dudaklarından dökülmüştü: "Benim kız kardeş bu." Barones bu sözlerin ardından Shura’nın çok genç yaşta vefat ettiği bilgisini de vermişti.


SEN BENİM YEĞENİMSİN

Nermin Bezmen, Barones’i sevmiş, Barones de Bezmen’i benimsemişti. İkilinin arasındaki ilişki artık tanışıklığın ötesine taşınmıştı. Her salı günü Barones’in evinde buluşuluyor, dost meclisi saatler boyunca devam ediyordu. Nermin Bezmen’le Barones’in arasındaki konuşmalar hep Shura etrafında dönüp duruyordu.

Bu dost meclislerinden birinde Nermin Bezmen, sırrını ifşa etmeye, Barones’e Shura’yı niye araştırdığını açıklamaya karar vermişti. Bezmen o gün, Barones’e dedesinin fotoğrafını götürmüş, "Sevgili Tinoçka, bu benim dedem... O da devrimden sonra İstanbul'a kaçmış. Kendisini tanımış mıydınız acaba" diye sormuştu.

Barones resmi eline alıp baktıktan sonra sessizleşmiş, hiçbir şey söylemeden yatak odasına geçmişti. Bezmen için zaman geçmek bilmiyordu. Ancak 15 dakika sonra odasından çıktığında ağladığı çok belliydi. Makyajını tazelemiş, nemli gözlerle Nermin Bezmen’e sarılmıştı:

 “Sen benim yeğenimsin.” Sonra da Bezmen’in elinden tutup bir odaya çekmişti. Bezmen sonunda aradığını bulmuş, yapbozun eksik parçası yerini bulmuştu. Odada albümler, evraklar, fotoğraflar, eski nota defterleri Bezmen’in çevresini sarmıştı. Nermin Bezmen o gün Kurt Seyt ve Shura romanının kahramanlarının bütün bilgilerine ulaşmıştı. Romanı artık ete kemiğe bürünmüştü. Barones ve Nermin Bezmen o günden sonra bir daha ne Kurt Seyt’ten ne Shura’dan bahsetti. İkilinin dostlukları Barones vefat edene kadar kesintisiz devam etmişti.



 ŞURA (SHURA) KİMDİR? ŞURA'NIN (SHURA) GERÇEK HİKAYESİ

Şura aslında bir roman karakteridir. Nermin Bezmen'in 1999 yılında yayınladığı Kurt Seyit ve Shura (Kurt Seyit ve Şura) romanının baş karakteri olan Shura, Kurt Seyit Eminof ile Şura'nın yani Alexandra Verjenskaya'nın hayatını anlatır.

Kırım'da yaşayan bir ailenin en büyük çocuğu olan Kurt Seyit, babası gibi Çar'ın en iyi subaylarından birisi olmuştur. Çocukluğundan beri babasının izinden giden ve babasına hayran olan Kurt Seyit Eminof'un en büyük dileği bir Türk kızıyla evlenmektir.

Roman boyunca bunu dile getiren Kurt Seyit'in hayatı asilzade bir Rus ailenin en küçük kızı olan Shura (Şura)'yı görünce değişecektir. Fakat Şura talihsiz bir şekilde ölümcül bir hastalığa yakalanmıştır. Hastalık sebebiyle hem aile hem de Şura acı dolu günler geçirmektedir. Şura'nın ablası Valentina ise babasıyla beraber Şura'yı St. Petersburg'a götürmeye karar verir.

İstanbul'da yaşayıp Rusya'ya tedavi için giden Şura burada Kurt Seyit ile tanışacaktır. Bu ölümcül hastalık bir şekilde yeni bir aşkı doğurmuş olacak ve Kurt Seyit ile Şura'nın aşkına tanıklık edeceğizdir. Fakat Kurt Seyit'in eski silah arkadaşı Petro işleri karıştıracak ve Kurt Seyit'e olan düşmanlığı ile her şey değişecektir.

Kurt Seyit ve Şura birbirini ilk kez Rusya'daki bir davette görür ve ilk görüşte de aşık olurlar.



İŞTE KURT SEYİT VE ŞURA'NIN KÜNYESİ

Kıvanç Tatlıtuğ -Kurt Seyit Eminof

Farah Zeynep Abdullah - Şura (Alexandra) Verjenskaya

Birkan Sokullu - Petro Borinsky Ushan Çakır

Celil Seda Güven - Valentina

Elçin Sangu - Güzide Aslı Orcan

Barones Lola - Doğu Alpan

Vlademir - Berk Erçer



Kurt Seyit Kimdir?

Kurt Seyit aslında Nermin Bezmen tarafından yaratılan bir roman karakteridir. Nermin Bezmen'in 1999 yılında yayınladığı Kurt Seyit ve Shura (Kurt Seyit ve Şura) romanının baş karakteri olan Kurt Seyit, Kurt Seyit Eminof'un hayatını anlatır. Kırım'da yaşayan bir ailenin en büyük çocuğu olan Kurt Seyit, babası gibi Çar'ın en iyi subaylarından birisi olmuştur. Çocukluğundan beri babasının izinden giden ve babasına hayran olan Kurt Seyit Eminof'un en büyük dileği bir Türk kızıyla evlenmektir. Roman boyunca bunu dile getiren Kurt Seyit'in hayatı asilzade bir Rus ailenin en küçük kızı olan Shura (Şura)'yı görünce değişecektir. Fakat Şura talihsiz bir şekilde ölümcül bir hastalığa yakalanmıştır. Hastalık sebebiyle hem aile hem de Şura acı dolu günler geçirmektedir. Şura'nın ablası Valentina ise babasıyla beraber Şura'yı Petrograd'a götürmeye karar verir. İstanbul'da yaşayıp Rusya'ya tedavi için giden Şura burada Kurt Seyit ile tanışacaktır. Bu ölümcül hastalık bir şekilde yeni bir aşkı doğurmuş olacak ve Kurt Seyit ile Şura'nın aşkına tanıklık edeceğizdir. Fakat Kurt Seyit'in eski silah arkadaşı Petro işleri karıştıracak ve Kurt Seyit'e olan düşmanlığı ile her şey değişecektir.




Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Ateşkesi bozan İsrail'i çıldırtacak gelişme
İSRAİL'E İKİNCİ DARBE

Yorum Yaz

VİDEO GALERİ

Polislerin karardan önceki veda konuşması
  • Polislerin karardan önceki veda konuşması
  • Yurt Atayün'ün ifadesinde skandal
  • Yahya Akın Hocaefendi'den sahur operasyonuna tepki
  • Polislerin nezarette son iftarı


YAZARLAR

  • Erhan BAŞYURTErhan BAŞYURTVicdan sahipleri hukuksuzluğu savunamaz
  • Nazlı ILICAKNazlı ILICAKErdoğan ve Anayasa'nın 138'inci maddesi
  • Nuh GÖNÜLTAŞNuh GÖNÜLTAŞTürkiye'nin başı büyük belada...
  • Yavuz BAYDARYavuz BAYDAR'Kullan at' ittifaklarıyla nereye kadar?
  • Gökhan BACIKGökhan BACIKGazze'de toplu cezalandırma
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARAnadolu virajları Bağdat Caddesi'ne benzemez!
  • Perihan ÇAKIROĞLUPerihan ÇAKIROĞLUArınç ve kahkaha ekonomisi
  • Yaşar ERDİNÇYaşar ERDİNÇArjantin yine borcunu ödeyemiyor
  • Bilal ÖZCANBilal ÖZCAN'Topala albüm mü yapacağız?'
  • Elif KORKMAZELElif KORKMAZELSpor mu,beslenme mi?
  • Ali DEMİRELAli DEMİRELBir insan mazlumsa sahibi Allah'tır
  • Gülay GÖKTÜRKGülay GÖKTÜRKBen nerede yaşıyorum, nerede duruyorum?
Erhan BAŞYURTVicdan sahipleri hukuksuzluğu savunamaz

FOTO GALERİ

  • Birbirinden ilginç bilinmeyen gerçekler
  • Hayran bırakan sanat
  • Kalp ve damar hastalıklarına birebir
  • Ünlülerin Murat Göğebakan yorumları
  • Uykusuzluğun çözümü bu meyvede
  • Bu örümcek diğerlerinden çok farklı
  • Ne olduğunu görünce hayran kalacaksınız
  • Şehrin ortasında inanılmaz görüntü
  • Google'ın hiç bilmediğiniz ilginç özellikleri
Bilinmeyen gerçekler