Yorumcular, halk diliyle şarkıcılar, çok yakın zamana dek son albümlerinden seçilen şarkıyı tanıtan klipleri ekranlarda görünsün isterdi.
Bu uğurda binlerce dolar verirdi. Çünkü klip ekranda 15 gün dönünce, satışı adeta patlardı. Hele 'haftanın ilk on klibi' falan olursa...
Genç şarkıcılar ise klipleriyle kendini tanıtmak için çırpınırdı. Gençler yüzünü tanısın, sesi bilinsin, şarkılar dinlensin diye yapımcılara yalvarırdı veya yapımcısını sıkıştırırdı. Bir genç şarkıcı için, ilk klibi ekrana geldiği zaman duyduğu mutluluk anlatılamaz.
Ancak her şey gibi, bu özel durum da değişti. Şimdi şarkıcılarla konuşunca çok şaşırıyorum. Genç veya eski yorumcu hiç fark etmiyor. Meğerse TV'deki müzik kanallarının havası bitmiş, klipler izlenmiyormuş. "Yaşasın dededen kalma radyomuz" diyorlar. Radyolar bir şarkıyı beğenip, birkaç gün çalarsa, o albüm patladı sayılıyormuş. Zaten bu, satış grafiğinden de hemen belli oluyormuş. Radyolar çalıyorsa, Anadolu'dan sipariş telefonları hemen başlıyormuş. Meğerse o çok ünlü, kendini Sezen Aksu, Ajda Pekkan sanan şarkıcılar bu yüzden radyo radyo dolaşıyormuş. Yeni albümünü alıp, aynı gün beş radyo dolaşan şarkıcı var. Haklılar ama... Ekmek davası, anlayışla karşılamamız gerekiyor. Canlı yayınlarda, ne yaptığını anlatıyor, şarkılarını çalıyor. Doyasıya içini döküyor. Açıkçası müzisyen, sanatçı olduğunu hissediyor. Klip yayınlayan müzik kanallarında böyle program yok gibi. Orada müzik değil, güldürmek önemli. Açıkçası şarkıcıları şarlatan yerine koyuyorlar. Bu arada yapımcılar arasındaki kirli ilişkiler de biliniyor. Kim kimi maddi çıkarı için destekliyor, hep konuşuluyor.
Özetle CD satın alabilecek genç tüketiciler için kliplerin önemi kalmadı. Olsa da olur, olmasa da, der gibiler...
Sonuçta müzik kanalları artık eskisi kadar izlenmiyor. Dikkat ederseniz işyerlerinde haber kanalları açık. Aynen radyo gibi herkes haber kanalına bakıyor.
İlk durak neden Michael oluyor
Durum böyle olunca kaliteli müziğe önem veren FM radyoları ve müzikten anlayan yapımcılar ön plana çıkıyor. Bilgisi ve çalışkanlığıyla halkın sevgilisi olmuş gerçek müzisyenler daha da seçici oluyor. Belli bir yol haritaları var. Albümü piyasaya çıktığı gün, sanki fırından yeni çıkmış ekmek gibi sıcak sıcak ilk kime gideceklerini biliyorlar. Üşenmeyip araştırma yaptım. Number One grubundan Michael bir numarada görülüyor. "TV'de görülmeyen veya görünmek istemeyen şarkıcılar neden Michael'ın karşısına oturup da iki saat anlatıyor? Daha açıkçası, neden ilk onu tercih ediyor" sorusuna çok kolay yanıt verdim. Michael gerçek profesyonel radyocu. Müziği iyi biliyor, yakından izliyor. Radyo Klas'ta hafta arası her gün saat 15.00'te başlayan programı, pop müziğin barometresi gibi. Michael çalınca, yüzlerce DJ peşine takılıyor. Konukları da güncel popüler kişiler oluyor. Her programı uzun uzun tartışılıyor. Alem FM, Kanal D ve Süper FM gibi radyolarda yöneticilik yapan tek kişi...
Michael, basın ekonomisi ve yönetimi konusunda üniversite diplomasıyla yetinmeyip doktorayapmış. Yani şimdi bir Dr. DJ sayılır. Zaten Aydın Üniversitesi'nde ders veriyor. Bize Yunan müziğini tanıtıp sevdiren kişi olduğu gibi, Yunan halkına da Türk pop müziğini sevdirdi. Bu konuda pek çok albümü var. Konunun uzmanı hatta bilirkişisi... Greek Hit'leri çok satılıyor. Eurovision'u en iyi anlatan ciddi bir kitap çalışması var. Durun bitmedi. 10 yıl müzik eğitimi aldı. Piyano çalıyor. Eee, şimdi Michael'ın kötü şarkı seçmesi, gençleri yanlış yönlere götürmesine imkân var mı? Bunu yaparsa vicdansız olur...